Hoşgeldin sayın misafir. Lütfen giriş yap ya da kayıt ol.
YaBB - Yet another Bulletin Board
21.04.2014 at 10:03:47
News:


Sayfa Sayısı: 1
UĞUT (UHUT) yapımı (Read 13398 defa)
Şenol EKER
üye




Posts: 208
UĞUT (UHUT) yapımı
30.09.2007 at 00:38:02
 
UHUT  
 
Buğday ve sudan yapılan Uhut bir tatlı türüdür. Hiçbir tatlandırıcı kullanılmadan yapılan, tadını ve lezzetini kendi kıvamından alır. Yapılması uzun sürdüğü ve yorucu olduğu için özel günlerde yapılır. Uhut yapılırken 18 litrelik teneke tabanından çiviyle 15-20 yerinden delinir. Delinen teneke yarısına kadar buğdayla doldurulur. Güneş ışığı almayan loş bir yere ıslatılarak bırakılır. İki günde bir ıslama işine devam edilir. Her ıslamadan önce buğday iyice karıştırılır. Buğday çimlenmeye başladığı zaman teneke dolmaya başlar. Çimlenme ilerledikçe buğday topaklanmaya başlar. Buğdayın topaklanmaya başlamasıyla birlikte ufalanarak bez üzerine serilir. Ufalanarak birbirinden ayrılan buğday yeniden tenekeye alınıp, ıslatılmaya devam edilir. Bu işlem 15 gün kadar sürer. Bu zaman zarfında buğday tanelerinin saçak kökleri ve filizleri 4-5 santimetre. kadar uzar. Saçak kökleri ile filizleri beyaz olur. Saçak kökleri ve filizleri yeşillenirse uhut acımtırak olur ve tat özelliğinden uzaklaşır. Yeşerme başlamadan yani olgunlaşan çimler bir tokmak veya yuvarlak bir taş ile dövülerek ezilip suyu alınır. Elde edilen bu suya çok az bir miktar su katılarak, büyük bir kap içerisinde kaynatılmak üzere ateşin üzerine konur. Kaynamaya başlayınca çok katı olmayacak biçimde un ilave edilerek karıştırılmaya başlanır. Kaynatma işi sıvı halde bulunan bu karışımın koyulaşmasına kadar devam eder. Koyulaşmaya başladığı zaman üzeri sakızlanmaya başlar. Bu safhadan sonra artık kıvamını almaya başlamıştır. Kıvamını alan uhut koyu kahve rengini alır. Uhut 15 dakika daha ateşte tutulduktan sonra, ateşten indirilerek soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra kavanozlara doldurulup, kahvaltılarda ekmeğe sürülerek yenir.
 
http://www.kadinlarkulubu.com/archive/sakarya-mutfagi-t3363/index.html
Sayfa başı
 
 
Email   IP Kaydedildi
Şenol EKER
üye




Posts: 208
Re: UĞUT (UHUT) yapımı
Cevapla #1 - 30.09.2007 at 00:45:36
 
Buğdayı çimlendirerek yapılan yiyeceklerini araştırırken buldum:
Sumalak.
 
http://kirgizyemekleri.blogcu.com/4103667
Sayfa başı
 
 
Email   IP Kaydedildi
Şenol EKER
üye




Posts: 208
Re: UĞUT (UHUT) yapımı
Cevapla #2 - 30.09.2007 at 01:02:00
 
Başka bir siteden. Baştakinin aynısı. Sanırım biri diğerinin kopyası. Bu site şu anda kapalı.
http://www.ozelarsiv.com/index/yoresel-yemekler-t71587.html?p=221546
Sayfa başı
 
 
Email   IP Kaydedildi
Şenol EKER
üye




Posts: 208
Re: UĞUT (UHUT) yapımı
Cevapla #3 - 30.09.2007 at 01:07:18
 
Uğut: Ekmeklik buğday leğenlerde suyla ıslatılır birkaç gün çimlenmeye bırakılır,  çimlenme tamamlanınca bez torbalara doldurularak ezilip suyu alınır kazana konup pekmez kıvamına gelene dek (kadar) kaynatılır tatlı olarak kış aylarında tüketilir.
 
http://www.congar.org/yemektarifi/koeymutfagi/00000097a7115ab0e.html
Sayfa başı
 
 
Email   IP Kaydedildi
Şenol EKER
üye




Posts: 208
Re: UĞUT (UHUT) yapımı
Cevapla #4 - 30.09.2007 at 01:43:23
 
Azık
Hazırlanışı: Buğday yıkanır. Islak çuvallara koyulup 3 gün boyunca
her gün kaynar su dökülür. Buğdaylar çimlenir, çimlenen buğdaylar serilip
güneşte kurutulur. Sonra değirmende un haline getirilir.
http://turkoloji.cukurova.edu.tr/HALKBILIM/erman_artun_adana_mutfak_kulturu_yeme kler.pdf
Sayfa başı
 
 
Email   IP Kaydedildi
Şenol EKER
üye




Posts: 208
Re: UĞUT (UHUT) yapımı
Cevapla #5 - 30.09.2007 at 02:31:24
 
Mucize    İçecek   Çim   Suyu
 
Çim yetiştirmek için küçük bir saksı ve organik toprak yeterli.Saksınıza toprağı yerleştirin üst tarafa buğdayları ekin ve üzerine ince bir toprak katmanı yerleştirin sulayın fazla su lttan sızacaktır, üzerine nemli bir kaç kat gazete örtün ve direk güneş ışığı almayan bir odaya koyun .çimleriniz dört santim olunca biçebilirsiniz :İsterseniz suyunu sıkabilirsiniz isterseniz yiyebilirsiniz.
Çimin faydalarına gelirsek sayısız faydaları var içinde bulunan vitaminler sayesinde bağışıklık sistemini artırdığı için kansere bile fayda veriyor .
Buğday çiminin önemi öncelikle yaprakların, yeşil görünmesini sağlayan klorofil içeriğinden gelir. Klorofil birçok bitkide bulunur. Buğday çimi yenilebilir canlı klorofil için bildiğimiz en uygun ve en zengin doğal kaynaktır.
 İçeriğindeki klorofil oranı yüzde 70'i bulur. Klorofil güneşin yaşam veren gücünün bir başka formudur.
 Bu madde bitki yaşamının temelidir. Biliyorsunuz ki bitkiler şu güzel dünyamızı, akıl almaz mükemmellikteki sistemi ayakta tutan en önemli etkendir. Yağmur ormanlarının azalmasıyla başımıza neler gelebilir, düşünmek bile istemiyorum... Klorofilin besin olarak önemi, 1911 yılından bu yana inceleniyor. Klorofilin en önemli özelliklerinden birisi, insan kanında oksijen taşıyan kırmızı kan hücreleri olan hemoglobinle hemen hemen aynı kimyasal yapıya sahip olmasıdır. Klorofil ağızdan alındığında, kırmızı kan hücrelerine hemen karışır ve kanımızı temizler.
 Klorofil dokuların iyileşme hızını arttırır, buğday çiminde 20 çeşit amino asit, diğer gıdalarda bulunmayan yüzlerce farklı enzim bulunmaktadır. Organik toprakta yetişen buğday filizleri, 102 doğal mineralin 90 tanesini içinde barındırır.Buğday çimi taze olarak tüketilirse; metabolizmayı uyarır, tiroid bezlerinin sağlıklı çalışmasını sağlar, lenf sistemini temizler, kalbin fonksiyonlarını arttırır, kan Buğday çimi suyu; başta sedef ve egzema olmak üzere, yara, yanık, kaşıntılar, güneş yanıkları, böcek sokmaları ve her türlü cilt tahrişine iyi gelir.  
Az miktarda kullanıldığında diş çürümelerini ve diş eti hastalıklarını önler. Gargara yapılırsa boğaz basıncını normalleştirir, kolesterolü düşürür, iç organlarımızı özellikle rahmi, akciğerleri, karaciğeri, böbrekleri ve bağırsakları temizler. Sindirim sisteminde kötü koku yaratan bakterileri yok eder.
 Buğday çimi bir sağlık ve gençlik iksiridir. Bir bardak buğday çiminde, 5000 mg klorofil ve 92 mineral dışında hiç küçümsenmeyecek oranda vitaminler bulunur.
 Bunların başlıcaları 2000 mg ile C vitamini, 360 mg. E vitamini, F, K ve B grubu vitaminleridir. Buğday çimeni suyu; havuç suyu, sebze suları ve diğer meyve suları ile karşılaştırıldığında, onlardan daha güçlüdür Buğday çimi suyu; başta sedef ve egzema olmak üzere, yara, yanık, kaşıntılar, güneş yanıkları, böcek sokmaları ve her türlü cilt tahrişine iyi gelir.  
Az miktarda kullanıldığında diş çürümelerini ve diş eti hastalıklarını önler. Gargara yapılırsa boğaz 'asaça sürülürisesaça faydalıdır. Quote:
Buğday çimi tazeyken yararlıdır. Pişirecek olursanız tüm değerini kaybeder.
Sağlığınızı korumak için günde 2-8 yemek kaşığı kadar içmeniz yeterlidir. Tedavi amacıyla kullanılacaksa günlük doz 8-16 yemek kaşığına kadar çıkarılabilir.  
Tabii hepsi birden içilmez.Bölerek üç parça halinde alınır. Ayrıca buğday kepeğinin de faydalarına değinmek istiyorum:  E-Vitamini ile  tedavi denemeleri yapılmıştır. Bitkilerden elde edilen E-Vitaminin sentetik E-Vitaminine göre vücut tarafından daha uygun yerlerde kulanıldığı ve daha tesirli olduğunu vede daha çok kanda kaldığını tesbitetmişlerdir. E-Vitaminin romatizmalı ağrıları azaltığı, bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği (İmmun Sistemi) ve kalbi kuvvetlendirdiği tesbitetmişlerdir. (Nhp. 3.97.457) Buğday kepeğinde yüksek aranda E-Vitamini olması kepeğin öneminide artırmıştır.  
Quote:
Çim suyunun faydaları Peygamberimiz tarafından biliniyordu,o devirlerde Peygamberimiz uhut <>adı verilen yemekten çocuklarına ve misafirlerine ikram ediyordu.Ayrıca otuz kirk yıl öncesine kadar anadoludada  tüketiliyordu,fakat biz ne zaman geleneklerimizi bıraktıkça  batılılar tarafından ele alınıyor ve inceleniyor ve önümüze buluş diye atıyorlar.

Bu sayede batılılar tarafından büyük kitlelere tüketim amaçlı sunuluyor.<<>> olduğu gibi.Kefirin türlü türlü ürünlerinin çıkmasından belli oluyor,ama bu konuda başarısız oldular bir çoğumuz uyandık ve KEFİR'i kendimiz evde üretmeye başladık.AYRICA yoğurt konusundaki üretim yelpazesini zamanında kaçırmış bulunuyoruz ,kim e kaçırdığımızı sorarsanız  
[quote author=Şenol EKER link=1191101882/0#5 date=1191108684] Mucize    İçecek   Çim   Suyu
 
Çim yetiştirmek için küçük bir saksı ve organik toprak yeterli.Saksınıza toprağı yerleştirin üst tarafa buğdayları ekin ve üzerine ince bir toprak katmanı yerleştirin sulayın fazla su lttan sızacaktır, üzerine nemli bir kaç kat gazete örtün ve direk güneş ışığı almayan bir odaya koyun .çimleriniz dört santim olunca biçebilirsiniz :İsterseniz suyunu sıkabilirsiniz isterseniz yiyebilirsiniz.
Çimin faydalarına gelirsek sayısız faydaları var içinde bulunan vitaminler sayesinde bağışıklık sistemini artırdığı için kansere bile fayda veriyor .
Buğday çiminin önemi öncelikle yaprakların, yeşil görünmesini sağlayan klorofil içeriğinden gelir. Klorofil birçok bitkide bulunur. Buğday çimi yenilebilir canlı klorofil için bildiğimiz en uygun ve en zengin doğal kaynaktır.
 İçeriğindeki klorofil oranı yüzde 70'i bulur. Klorofil güneşin yaşam veren gücünün bir başka formudur.
 Bu madde bitki yaşamının temelidir. Biliyorsunuz ki bitkiler şu güzel dünyamızı, akıl almaz mükemmellikteki sistemi ayakta tutan en önemli etkendir. Yağmur ormanlarının azalmasıyla başımıza neler gelebilir, düşünmek bile istemiyorum... Klorofilin besin olarak önemi, 1911 yılından bu yana inceleniyor. Klorofilin en önemli özelliklerinden birisi, insan kanında oksijen taşıyan kırmızı kan hücreleri olan hemoglobinle hemen hemen aynı kimyasal yapıya sahip olmasıdır. Klorofil ağızdan alındığında, kırmızı kan hücrelerine hemen karışır ve kanımızı temizler.
 Klorofil dokuların iyileşme hızını arttırır, buğday çiminde 20 çeşit amino asit, diğer gıdalarda bulunmayan yüzlerce farklı enzim bulunmaktadır. Organik toprakta yetişen buğday filizleri, 102 doğal mineralin 90 tanesini içinde barındırır.Buğday çimi taze olarak tüketilirse; metabolizmayı uyarır, tiroid bezlerinin sağlıklı çalışmasını sağlar, lenf sistemini temizler, kalbin fonksiyonlarını arttırır, kan Buğday çimi suyu; başta sedef ve egzema olmak üzere, yara, yanık, kaşıntılar, güneş yanıkları, böcek sokmaları ve her türlü cilt tahrişine iyi gelir.  
Az miktarda kullanıldığında diş çürümelerini ve diş eti hastalıklarını önler. Gargara yapılırsa boğaz basıncını normalleştirir, kolesterolü düşürür, iç organlarımızı özellikle rahmi, akciğerleri, karaciğeri, böbrekleri ve bağırsakları temizler. Sindirim sisteminde kötü koku yaratan bakterileri yok eder.
 Buğday çimi bir sağlık ve gençlik iksiridir. Bir bardak buğday çiminde, 5000 mg klorofil ve 92 mineral dışında hiç küçümsenmeyecek oranda vitaminler bulunur.
 Bunların başlıcaları 2000 mg ile C vitamini, 360 mg. E vitamini, F, K ve B grubu vitaminleridir. Buğday çimeni suyu; havuç suyu, sebze suları ve diğer meyve suları ile karşılaştırıldığında, onlardan daha güçlüdür Buğday çimi suyu; başta sedef ve egzema olmak üzere, yara, yanık, kaşıntılar, güneş yanıkları, böcek sokmaları ve her türlü cilt tahrişine iyi gelir.  
Az miktarda kullanıldığında diş çürümelerini ve diş eti hastalıklarını önler. Gargara yapılırsa boğaz 'asaça sürülürisesaça faydalıdır. Quote:
Buğday çimi tazeyken yararlıdır. Pişirecek olursanız tüm değerini kaybeder.
Sağlığınızı korumak için günde 2-8 yemek kaşığı kadar içmeniz yeterlidir. Tedavi amacıyla kullanılacaksa günlük doz 8-16 yemek kaşığına kadar çıkarılabilir.  
Tabii hepsi birden içilmez.Bölerek üç parça halinde alınır. Ayrıca buğday kepeğinin de faydalarına değinmek istiyorum:  E-Vitamini ile  tedavi denemeleri yapılmıştır. Bitkilerden elde edilen E-Vitaminin sentetik E-Vitaminine göre vücut tarafından daha uygun yerlerde kulanıldığı ve daha tesirli olduğunu vede daha çok kanda kaldığını tesbitetmişlerdir. E-Vitaminin romatizmalı ağrıları azaltığı, bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği (İmmun Sistemi) ve kalbi kuvvetlendirdiği tesbitetmişlerdir. (Nhp. 3.97.457) Buğday kepeğinde yüksek aranda E-Vitamini olması kepeğin öneminide artırmıştır.  
Quote:
Çim suyunun faydaları Peygamberimiz tarafından biliniyordu,o devirlerde Peygamberimiz uhut <>adı verilen yemekten çocuklarına ve misafirlerine ikram ediyordu.Ayrıca otuz kirk yıl öncesine kadar anadoludada tüketiliyordu,fakat biz ne zaman geleneklerimizi bıraktıkça batılılar tarafından ele alınıyor ve inceleniyor ve önümüze buluş diye atıyorlar.

Bu sayede batılılar tarafından büyük kitlelere tüketim amaçlı sunuluyor.<<>> olduğu gibi.Kefirin türlü türlü ürünlerinin çıkmasından belli oluyor,ama bu konuda başarısız oldular bir çoğumuz uyandık ve KEFİR'i kendimiz evde üretmeye başladık.AYRICA yoğurt konusundaki üretim yelpazesini zamanında kaçırmış bulunuyoruz ,kim e kaçırdığımızı sorarsanız
 
http://rainbow7.blogcu.com/1008820/
Sayfa başı
 
 
Email   IP Kaydedildi
Sayfa Sayısı: 1