Dört elementi biliriz:
Toprak, su, Hava, Tatha
Uğur'un yolladığı e-kitap'ı okumaya başladığımda en başta eski insanların öne sürdüğü dört elementten Toprak, Su ve Hava'nın sırası ile maddenin katı, sıvı ve gaz hallerini temsil ettiğiden bahsediyor, ardından da ateş'e karşılık gördüğü ether'den bahisle "penetrating" tanımı kullanılıyor.
Bunu kenara koyun.
Yani ether (ateş) diğerlerine göre daha "penetrating" imiş. Ya da bu dördüncü element, ateşten daha "penetrating" imiş. Her neyse...
Peki cinler neden yaratıldı? Ateş'ten mi? Hmmm... İnsanlar da toprak ve su (çamur) dan. Bir de hava var.
Bunu da kenara koyun.
Peki kur'an cinlerin materyalini nasıl tanımlar?
Ateş.
Nasıl bir ateş?
"PENETRATING" (السَّمُومِ) bir ateş. (15/Hicr:27)
Hobaaaa....
Cinler ether'den mi yaratıldı yani?
Cinleri göremediğimiz için mi; onları algılayamadığımız için mi esiri de göremiyoruz algılayamıyoruz?
Biz sadece kendi materyalimiz olan toprak (katı) ve su (sıvı) yu görebiliyor, bize yakın olan hava (gaz) ı hissedebiliyor ve ölçebiliyoruz ama nisbeten daha uzak olan ether (naris semum) (Penetrating fire) i ise ölçemiyor, hissedemiyoruz.
Naris semum Türkçe meallerde:
Dumansız ateş (Diyanet)
Kavurucu Ateş (Yaşar Nuri)
Zehirleyici Ateş (Elmalılı)
Zehirli ateş (Suat Yıldırım)
Yakıcı/bunaltıcı yellerin ateşi (Muhammed Esed)
İngilizce Meallerde:
fire of a scorching wind (Yusuf Ali)
intensely hot fire (M. H. Şakir)